Günlük

Sosyal medyanın FOMO üzerine etkisi

NOT: Günlük kısmında yazdığım şeyler tamamen kendi düşüncelerim olmakla beraber araştırmaya dayanan yazılar değildir.

Bir süredir sosyal medyaya ara verdim. Çok da uzun bir süre olmamakla beraber, aslında uzun zamandır yaşadığım bir problem üzerine etkisini kendi içimde muhakeme etmek istedim bu süreçte. Yani klasik "çok vaktimi alıyor" sebepleri de var ama onlar bir yana, ben sosyal medyanın faydasının nasıl zarara dönüşebileceği kısmını düşünüyorum bu süreçte. Peki nedir bu faydanın zarara döneceği kısım? Sosyal medya araçları aslında hepimizin bildiği üzere sadece kafa dağıtacağımız uygulamalar veya sosyalleşmek için kullanılacak uygulamalar olmaktan, bence, uzun bir süre önce çıktılar. Instagram'ın, Twitter'ın yaklaşık 10 yıl öncesindeki hallerini de az çok anımsıyorum. O günün kullanım amacı ve iletişim yöntemleri ile bugün arasında gerçekten dağlar kadar fark var. Ben ilk bu dönüşüm zamanlarında mesleki anlamda ciddi faydalarını görüyordum ama bu faydalar nasıl bir anda zarara dönüştü? Bugün onun üzerine hiç bilimsel olmayan fikirlerimi günlüğüme yazmak istiyorum. Burada yazacağım şeyler bir araştırma sonucu değil, elbette bilimsel bir karşılığı olmayacaktır. Sadece kendi tecrübelerim ve satır aralarında kendi uydurduğum terimler olabilir :)

İş istasyonunda bir klavyenin etrafında dizilmiş sosyal medya uygulamalarının logoları Görsel: Animated Heaven, CC0

Fayda zarar kısmını anlatmak için öncelikle bahsetmek istediğim bir terim var: FOMO, yani Fear Of Missing Out. Açılımı eminim en az bir defa karşınıza çıkmıştır bu terimin ama yine de özetlemek gerekirse "Herhangi bir konuda güncel olanı kaçırma korkusu" olarak çevirebiliriz. Peki sosyal medyanın buna ne gibi bir etkisi olabilir? Yukarıda bahsettiğim sosyal medyanın dönüşümü, yani sosyalleşme aracı olmaktan bir tüketim aracına geçiş sürecinde, aslında FOMO insanlar arasında bence yaygınlaştı. Bunu zaman zaman yaşayanlardan biri de bendim. Tüketim ister istemez üretimi etkileyen bir süreçtir. Üretim de aslında yeni şeylerin ortaya çıkması, güncelin değişmesi demektir. Sosyal medyanın tüketim dönüşümünün güncelin değişme sıklığını ciddi anlamda etkilediğini düşünüyorum ve bu durum da aslında FOMO'nun yaygınlaşmasına sebebiyet verdi. Buradaki güncel kişinin bakış açısına göre değişebilir. Kimine göre popüler kültür bir ilgi takip alanıdır. Nitekim sosyal medyanın ilgilenebileceğiniz içerikleri öne çıkarma stratejisi de sürekli sizi bir öğrenme, takip etme girdabına ittiğinden dolayı yetersizlik, yani FOMO'nun oluşmasına sebebiyet verebiliyor. Az önce bahsettiğim üzere kimine göre popüler kültür bir ilgi alanıdır, moda bir ilgi alanıdır, mühendislik bir ilgi alanıdır. Ben bugün kendi bildiğim üzerine bir şeyler yazacağım elbette. Sosyal medyayı uzun bir süre bir öğrenme aracı olarak kullanmaya çalıştım ama aslında bunun bir yerde faydasının zarara döndüğünü hissettim. Buradaki fayda zarar benim için şuydu: Sosyal medyada çok vakit geçirmek durumunda kalıyorsam onun benim aktif iş hayatıma ve gündelik hayatıma faydalı bir araca dönüşmesi için uğraşıyordum. Kısacası "Madem sosyal medya kullanacağım, en azından o sırada da bir şeyler öğreneyim." refleksi ile hareket ederken bir anda bir öğrenme cehennemi içinde buldum kendimi. Sürekli yeni bilgiler, sürekli yeni bilgiler ve sürekli yeni bilgiler... Bu bilgilerin birçoğunun teknik hayatıma bir faydası olmayacağı gibi, üreten insanların da bilinçsiz üretimleri sonucu oluşan yetersizlik hissi aslında o oluşturmak istediğim "Vakit geçiriyorsam bir şeyler öğrenebileyim." refleksinin üzerimde oluşturduğu baskıyı biraz geç fark ettim. Kendimce çerez bilgi dediğim (bazıları da hap bilgi diyor bunlara) bu bilgiler aslında bana teknik anlamda bir şey katmazken, tüketimin verdiği o mutluluk hissiyle konuya derinlemesine girmeden havada kaldığını fark ettim. Bunun üzerine çerez bilgi almaktansa o konunun derinliklerine inmenin daha önemli ve kalıcı olduğunu fark ettim. Çok basit bir örnek vermek gerekirse, hap bilgi olarak bir içerik üreticisi Netflix'in mimarisini atmış (ne kadar hap bilgi denirse tabii buna :)). O mimarinin aşırı ufak bir yerinde kullanılan, herhangi bir mimari konuya direkt etki etmeyen bir teknoloji anlatılmış ve içerik üreticisi buna değinmiş. O an tüketim kafasıyla onları izlerken, okurken çok fark edemiyorsunuz; beyin tüketim moduna geçmiş çünkü. Düşünme yetenekleri biraz daha kısıtlanıyor bu tarz durumlarda ve şu his oluşuyor: "Aaa, Netflix bu teknolojiyi kullanıyor, acaba ne? Belki de hayatımızın herhangi bir yerinde denk gelmeyeceğiz." Bu süreç Instagram'ın algoritmasıyla birleşince "Acaba ben bir şey bilmiyor muyum?" duygusuna insanı çok rahat sürükleyebiliyor. Bu durumun sadece benim anlattığım örnek üzerinden, sadece mühendislik için geçerli olduğunu düşünmüyorum. Günlük hayatımızın her anını etkileyen bir durum ve FOMO bence gerçekten insanı tüketebilecek bir durum. Ben o kadar yaşamadım ama az çok daha ileri seviyelerde neler olabileceğini tahmin etmeye çalışıyorum diyelim. O yüzden bence sosyal medya gibi sosyalleşme araçları, tüketim araçları sadece kendi amacı doğrultusunda kullanılmalı. Günün 2 saatini geçiriyorsan o 2 saati sadece kafanı resetlemek için kullanmak gerekiyor diye düşünüyorum. Ve hap bilgilerden uzak durulması kanaatindeyim. Bir haber okumuyorsanız yeni bir şeyi hap bilgi üzerinden öğrenmek imkânsız, o yüzden kaydırırken öğreneyim diye kullanılmamalı bence bu tarz uygulamalar, çünkü doktorun vermediği hapı almak sağlıklı sonuçlar doğurmaz :)

Uzun lafın kısası, faydalı bir şeyden aşırı faydalanmaya çalışmak da o işten zarar görebileceğinizi gösterir. Ve günün her anını verimli kullanmaya çalışmak insan doğasına çok uygun bir şey değil diye düşünüyorum. O yüzden bu tarz durumların bilincinde olarak kullanırsak bu işten daha az zararla sıyrılabiliriz.