Film Köşesi: Spider-Man: Brand New Day
Film gurmesi biri değilim ama naçizane film izlemeyi çok severim. Dizi izlemeyi pek sevmesem de film izlemenin tadı bende biraz farklıdır; o yüzden günlüğümde filmlerden de bahsetmek istiyorum. Yine de peşinen söyleyeyim: Burada profesyonel bir eleştiri olmayacak, sadece kendi düşüncelerim.
Uzun zamandır film izleyemiyordum, bir türlü o vakti yaratamamıştım. Ama dün, uzun zamandır izlemek için beklediğim filmi sonunda izleyebildim. "Uzun zamandır izleyemedim" deyince aklıma lise yıllarım geldi; hiç ders çalışmadan neredeyse her gün bir film izlerdim, ah o günler :)
Dün oturup Spider-Man: Brand New Day'i izledim. Spider-Man filmlerinin bende yeri ayrıdır. Kendimi ilk hatırladığım dönemlerde izlediğim ilk süper kahraman filmi Tobey Maguire'ın Spider-Man'iydi, o yüzden bu filmleri izlemeyi ayrı bir severim. Bence Spider-Man filmleri sürekli üstüne koyarak gitti; her film hikâye ve derinlik olarak bir öncekinden güzeldi. Özellikle son serinin Avengers evreniyle birleşmesi şahsen benim hoşuma gitmişti. Ama hikâye ne kadar gelişse de görüntü kalitesi ve efekt olarak hep geriye gitti gibi hissediyorum. Marvel'ın daha çok para kazanma hırsıyla, filmleri daha erken yetiştirmek için görsel efekt şirketlerine mobbing uyguladığına dair haberleri gördüğümden neden böyle olduğuna da anlam verebiliyorum. Bu arada bana göre en iyi görsel efektler The Amazing Spider-Man serisindeydi.
Görsel: Brand New Day'in Glasgow sokaklarında kurulan, New York'a benzetilmiş seti (2025). S. Perquin, CC BY-SA 4.0
Gelelim Brand New Day'e: Bence güzel bir filmdi, hiç duraklatmadan tek nefeste bitirdim. Aksiyon olarak da iyiydi ama "Ne sahne çekmişler ya!" dediğim bir aksiyon sahnesi yoktu; bu da bana göre biraz eksi yazar. Hulk'ın olduğu sahneler biraz daha artırılabilirdi, Hulk filme ayrı bir hikâye katmıştı. Tabii Spider-Man filmi olduğu için karakterin önüne geçmek istememiş de olabilirler, bir şey diyemiyorum. Bunu söylememin sebebi de film çıkmadan önce herkesin "Gri Hulk'ı göreceğiz" diye konuşmasıydı. Göremedik, sağlık olsun.
Görsel efektler yer yer bana kötü hissettirdi, açıkçası gözüme batan sahneler oldu. Belki çok ince detaylardır ama en basit örnek, Spider-Man'in maskesini kapatma sahneleri. Yıl olmuş 2026, artık şuna bir çözüm bulmak lazım :)
Jean Grey bence filme güzel bir detay katmış; çok iyi bir anti-kahramandı ve hikâyeye de güzel yedirilmiş. Spider-Man'in son filmden sonra herkes tarafından unutulup yalnızlaşması ile Jean Grey'in benzer bir hikâyeye sahip olması güzel birleştirilmiş, o açıdan beğendim.
Ama açıkçası Spider-Man'in Batman vari bir şekilde polislerle iletişim halinde olması, telefonla konuşmalar, olay yerine intikaller falan bana biraz Spider-Man'in rolüne aykırı geldi; aklıma direkt Batman geldi. Spider-Man'i mahallenin dostu rolünden çıkarıp daha profesyonel bir kimliğe çekmişler gibi hissettirdi. O yüzden o sahneleri beğenerek izlemedim.
MJ'in mektubu okuma sahnesi ve sonrasındaki tepkisi ise bu tarz filmlerde alıştığımız duygusallıktan uzaktı ve hoşuma giden detaylardan biri oldu. "Neden bana anlatmadın?" muhabbetinden "Aslında hissetmiştim"e getirip ikisini direkt bir araya getirecekler diye korkmuştum ama öyle olmadı, güzel bir detaydı.
Genel olarak beğendiğim Spider-Man filmlerinden biri oldu. Serinin en iyisi diyemem tabii ama izlenmeyecek bir film de değil. Spider-Man'in Tobey Maguire'ın karakterine daha yakın birine dönüşmesi de güzel olmuş. Post-credit sahnesinde yeni bir Spider-Man tespit edildiği söyleniyordu; uzayda göründüğü için Avengers: Doomsday'e bir gönderme olabilir diye düşünüyorum. Yeni bir multiverse olayı görebilir miyiz acaba, bakalım.
Muhtemelen bir sonraki izleyeceğim film The Odyssey olur, onu da uzun zamandır izlemek için bekliyorum. İzlersem yine buraya bir şeyler yazarım...